‘Eleştirel Söylem Analizi’ Kategorisi için Arşiv

CRITICAL DISCOURSE ANALYSİS

CDA( ELEŞTİREL SÖYLEM ANALİZİ)

CDA pek çok bakış açılarını içeren bir yaklaşımdan teşekkül eder:

Fransız Söylem Analizi(Pecheux 1982).

Eleştirel Dilbilim(Fowler 1979, 1991) Hodge  ve Kress (1993)

Toplumsal Semiyotik( Hodge ve Kress 1988), Kress ve van Leeuwen (1996),

Sosyokültürel Değişim ve Söylemdeki Değişim (Fairclough 1989, 1992)

Sosyobilişsel Çalışmalar( van Dijk 1993a, 1998) Fairclough ve Wodak (1997)

Söylem Analizinin ilk özelliği  metin yönelimli( text oriantation) olmasıdır. (Fairclough, 1992)

Eleştirel Söylem Analizinin argümanları metnin içindeki söylem analizinin çevresinden temellenir.

Analizin belirli bir biçimi ve içeriği devam eden karşılıklı konuşmaları temellendiren  söylem formlarının esnemesidir.

Söylem Analizinin uygulama alanı,dil araştırmacısının söz dizimi sınırlarının ötesine gitmesini ve semantik  ifadelendirme( utterance) formunu gerektirir.

Dahası Söylem Analizi Van Dijk için (1997:13-14) dil kullanımı ya da söylemin görünüşleri sadece ( fonoloji ve sözdizimi ) ile ilgili değildir. Buna ilaveten  toplumsal ve kültürel  bağlamlar içinde  dil kullanıcıları tarafından gerçekleştirilen toplumsal hareketler üzerine odaklanır. Dijk (1997)

  • Söylem Analizi doğal bir şekilde meydana gelen metin( yazılı) ve konuşma( sözel) ile ilgilidir. Şöyle ki  düzenlenemeyen ve  arındırılmış  ” gerçek dünyanın verisi” nasıldır?
  • Söylem,  global ve lokal bağlamlar içinde bir incelemedir. Tercihen bağlamın yapısalcı bir parçası olarak, kurumsal ya da organizasyonal  yapılar, değerler,  normlar, toplumsal bilgi ilişkileri, hedefler, iletişimin toplumsal rolleri,  katılanlar, düzenlemeler
  • Tabii olarak meydana gelen söylem bir sosyo-kültürel  bağlamın içinde toplumsal bir uygulama formudur. Dil kullanıcıları kimliklerinden izole edilmiş değillerdir. Daha ziyade onlar,  kurumların, kültürlerin, grup üyelikleri olarak iletişimdeki aktivitelerle iç içedir.
  • Söylemin başarısı çizgisel ve sıralı olmasından kaynaklanır. Bunun anlamı , söylemin birimleri kendilerinin önünde olanlarla ilişkileri kapsamında açıklanırlar. Önde gidenlere rağmen özel işlevlere sahip olabilen elementler bu anlama gelebilir?
  • Söylemin kurucu birimleri daha büyük  birimler için verimli olabilir. Böylece yapıların hiyerarşisini  oluşturur. Ayrıca dil kullanımları söylemin hiyerarşisini anlamada ya da işlevsel olarak biçimlendirmede bu birimlerin  kullanım kapasitesi araştırılmalıdır.
  • Söylem Analizi söylem düzeyleri ve katmanlarıyla karşılıklı örüntü içindedir. Söylemin bu seviyeleri yapılandırılmış birimlerinin farklı tiplerini temsil eder. (Ses, kelime, söz dizimi formları) bunların yanın da söylemin farklı boyutları( dilbilimsel aksiyon, etkileşim şekilleri).
  • Dil kullanıcıları ve araştırmacılar iki tip soru  ve onun  anlam  bağlantısı ile ilgilidirler:

Bu durumun anlamı nedir?

Bu durumda bu neden söylendi?

Ya da bu ne anlama geliyor?    (Leech, 1983)

  • Dil, söylem ve iletişim yönetimsel aktivite kurallarıdır. Bu her iki sertliği de içerir “hepsi ya da hiçbirisi”; dilbilgisi kuralları, “daha yumuşak” iletişimin müzakere edilebilir kaideleri de içerir.(Thomas, 1995)
  • Dahası aktüel söylem çalışması sadece kesin dilbilgisi kuralları üzerinde durmaz, aynı zamanda  onlar nasıl ihlal edilir, nasıl hafife alınır, nasıl askıya alınır? (Brown ve Levinson 1987; Grice 1975)

Chris Barker and Dariusz Galasinski 2001, Cultural Studies and Discourse Analysis

SAGE Publications, London ‘dan tercümedir.

Fairclough ve Wodak (1997:271-280) eleştirel söylem   analizinin ana ilkelerini aşağıdakigibi özetler (Akt: Van Dijk, akt. Çelik ve Ekşi 2008:114 )

1. Söylem sosyal problemlere işaret eder.

2. Güç ilişkileri tutarsız ilişkilerdir.

3. Söylem toplum ve kültürü meydana getirir.

4. Söylem ideolojik bir iştir.

5. Söylem tarihidir.

6. Söylem, metin ile toplum arasındaki aracıdır.

7. Söylem analizi, yorumlamacı ve açıklayıcıdır.

8. Söylem, sosyal eylemlerin bir formudur.

                   

  ” İnsan sadece çelişmeler ve mukayeseler yapmak

  suretiyle tanır.  Her zaman iki gerçeği aynı zamanda görür.”

Jean Guitton

Yukarıda görmüş olduğunuz afişlerdeki görselleri ve söylemi eleştirel bir bakış açısıyla  çözümlemeye çalışacağım.  Söylemi ideoloji, iktidar, çatışma ve egemenlik anahtar kavramlarının perspektifinden değerlendireceğim. Eleştirel söylem çözümlemesinde Viyana okulunun gözde tahlilcisi Wodak’ın  yöntemi etkili bir güç olarak  bu yaklaşımı kullanmak isteyenlere fırsatlar sunuyor.

Öncelikle meta- eylem ve sibernetik( Yunanca kybernétes: “dümenci) bir düzenek olan söylem kuramında ( beyan nazariyesinde) beyan tahlili tutarsız güç ilişkilerini, ideolojilerden kaynaklanan hayatın içinden meseleleri yorumlar ve açıklar. İçinde yer aldığı metne, üzerinde durulan konuya, yazan/çizen/ üreten ve okuyan kimselerin içinde bulundukları konum ve koşullara; yazan ya da okuyan kimselerin  bilgi ve birikimlerine  bağlı olarak istenen bildiriyi eksiksiz biçimde aktarabilir. (Aksan 2009:142)1 Öncelikle görselin ve söylemin açıklanması için sözcelerin muktezayı hallerinin (dilsel, bilgisel, fiziksel bağlamının)  mutabakatı en önemli aşamadır. Sonrasında sorulacak bir takım sorular görsellerin ve onlarla birlikte ifadelerin  en iyi şekilde yorumlanmasında öncü/ akıncı rolünü oynayacaktır. Bu sorular: Özne/Kim ifade ediyor? Öznenin hegomonyası/ Neye dayanarak söylüyor?  Öteki/ Kime söylüyor? Hedefi/ İfade edenler etki sözleriyle  neye ulaşmak istiyorlar? Son olarak yukarıda kısmen sözünü ettiğimiz muktezayı hali/Hangi şartlar altında nerede ve ne zaman söylüyorlar? Bu sorulara başlangıçta verilebilecek nitelikli cevaplar umumiyetle yolumuzu kısaltacaktır.

Kurumsal Kimlik olarak Özne/ Kim ifade ediyor:

Yönetmen- oyuncular- figüranlar olarak genelden özele: Sosyalist Gençlik Derneği, Gençler Meydana İnsiyatifi Üyeleri, Birtakım TKP’li 2. sınıf öğrencisi …..

Öznenin Hegemonyası/ Neye dayanarak söylüyor?

Yıllardır( 36 Yıl) Hacettepe Üniversitesi Beytepe yerleşkesinde gelenekselleşmiş sayısal çoğunluğunu kaybetmeyen, kaybetmek de istemeyen, her türlü yönetimsel kısıtlamayla belli sınırlar dahilinde legal ya da illegal çatışabilen bir ideolojik grubun egemen konumuna ve gücüne dayanarak

Öteki/ Kime söylüyor?

Makro ve mikro planda geniş ve dar  olmak üzere genel olarak iki tasnif  yapabiliriz:

En genel anlamda  burası bizim egemenliğimizde mesajını vermek için en üst devlet yöneticilerine

Genel anlamda savunması alınan 48 solcu öğrencinin müdafisi oalrak bizi hafife alma bizim de elimizde argümanlar var mesajı olarak rektöre

Özel anlamda onlara göre  bir daha buraya gelip“Hocalı Şehitlerimizi Anıyoruz” etkinliği  yapmayın mesajı olarak ülkücülere ve  tartaklanan potensiyel ülkücü Azerbaycanlı misafirlere

Daha tikel anlamda ideolojinin pozitif ya da negatif etki / tepki alanına  girebilecek olan  oradan geçen  herhangi bir karşıt görüşlü, [ inanmış yandaş/ yoldaş/ ürkek fikirdaş /sadece sempatizan] ya da yansız efrada

Hedefi/ İfade edenler etki sözleriyle  neye ulaşmak istiyorlar?

En genel anlamda ülkede ve yerleşkede iktdara sahip olanlara ideolojik hegemonya bildirimi olarak seslerini duyurmak,

Edim söz olarak rektörün verdiği afiş özgürlüğü sözünün devam etmesini,

Etki söz olarak 46 solcu öğrencinin soruşturmasına komisyon başkanı olarak atanan onlara göre ülkücü hocanın  el çektirilmesi

İdeolojilerinin  yayılmasını ve  yerleşke içi iktidarlıklarının devam ettirilmesini istiyorlar.

Muktezayı Hal ( Bağlam)

Bu iki afişin fotografları 03/04/2012 tarihinde Beytepe yerleşkesinde bir çok fakültenin giriş kapılarının camlarında ve  duvarlarında bolca bulunan örneklerinden seçilerek alınmıştır.  Verdiğimiz bu fiziksel bağlam ile mesele  zihinlerde az da olsa canlanmıştır. Fizksel bağlam kapsamında oradan geçen herhangi bir karşıt görüşlü, [ inanmış yandaş/ yoldaş/ ürkek fikirdaş /sadece sempatizan] ya da yansız efrada farklı mesajlar verebilmektedir.

Okulda meydana gelmiş olaylardan haberdar olmayan yani bilgisel bağlamı eksik olan alıcılar için de yüzeysel mesajlar verebilmektedir. Metnin hakkındalığını zihnimizdeki artalana oturtan şu bilgisel bağlam meselenin anlaşılması için çok iyi bir örnek olacaktır: “Hocalı Şehitlerini Anıyoruz” etkinliğinde sağ ve sol görüşlü öğrenciler arasında gerginlik yaşandı. Kampüse dışarıdan ülkücü 100 öğrencinin getirildiğini savunan solcu öğrenciler, etkinliğe katıldı. Tutanağa göre etkinlikte izlettirilen belgesel sırasında sol görüşlü öğrencilerden C.K., “Yeter artık, bu şiddet görüntülerini izlemek zorunda değiliz, insanları birbirine düşman ediyorsunuz. Okulda faşizme izin vermeyeceğiz. Yaşasın halkların kardeşliği diyen herkesi dışarı çıkmaya davet ediyorum” dedi. Etkinliği düzenleyen öğrencilerden T.E.’nin, “Sizin propaganda yeriniz burası değil” demesi üzerine salonda arbede yaşandı. ”(2)

ÜLKÜCÜ SORUŞTURMA BAŞKANINDAN ADİL KARAR ÇIKAR MI ?  Cümlesinin geçtiği sağdaki ilk afişte yazılanı ve altında afiş içi bağlaşıklık olarak  gösterme (deixis) ya da bir nevi ideolojik saldırı olarak  başka bir afişten alınmış sunumu  büyülterek stratejik deşifre etme yöntemiyle verilen bilim adamını, ismini ve daha önce aynı üniversitede vermiş olduğu seminerin adını ” Liderlik ve Alpaslan Türkeş”  okuyan ve bu afişin beyanına ve ideolojisine  katılmayan bir ülkücü, bu üniversitede manüpile edilmiş sol görüşlü öğrencilerin hiç bir şekilde ülkücülerin adaletine inanmayacağını zihninde pekiştirecektir. Nefret böylelikle sürgit devam edecektir.

Bu üniversitede egemenlik ve gücün kendilerinde olduğunu göstermek isteyen bir inanmış aksiyoner komünist  bir öğrenci ise derinlemesine ürettiği metni düşünmeyerek ‘Ne kadar da az afiş asmışızı(!)’/ afişlerin görünür yerde olup olmadıklarını denetler bir bakış açısıyla düşüneceler geliştirecektir.

Toplumsal ruh bilimden de bildiğimiz gibi insanlar insanları sınıflandırmaya eğilimlidir.( T. Van Dijk)3 ÜLKÜCÜ SORUŞTURMA BAŞKANINDAN ADİL KARAR ÇIKAR MI ?  Cümlesinin amacı bir soru sormak değil elbet , olumsuz öteki sunumu stratejisi kullanarak ‘Ülkücü soruşturma başkanından adil karar çıkmaz.’ bildirimini iletmek istiyorlar, fakat kendileri özgürlük ve adalet söylemini dillendirirken diğer taraftan ”Hocalı Şehitlerini Anıyoruz” etkinliğinin özgürlüğünü kısıtlıyorlar. Sosyal adaletten dem vurup [Emniyet’in rektörlüğe gönderdiği yazıda, “Bu öğrenciler belediye otobüsüne kart basmadan kampüsten ayrılmışlardır” ifadesi ise dikkat çekti.](4)  inandırıcı olmayan fiiliyatta bulunuyorlar. Beytepe’deki iktidarlarını ne pahasına olursa olsun  korumak adına savundukları kutsal ideallleri( özgürlük, eşit hak vd.) bile yok sayıyorlar. Böylelikle diğer gruplar üzerinden yerleşke içi güç denetimlerini sağlamış oluyorlar.

İç İşleri Bakanı  İdris Nedim Şahin’in fotografının bulunduğu soldaki ikinci afişteki  cümleye ve ona ait  konuşma bulutu içindeki   alıntının çözümlemesine gelince karşılaştırma yapmak gerekirse  tematik(konusallık/ hakkındalık  ) olarak her iki afişte de eş gönderimde bulunulmuştur. Afişlerarasılık söz konusudur. Farklı olarak ikinci afiş daha belirgin olarak  dış dünyaya ait atıflar ( exophoric references) içermektedir.

46 SORUŞTURMA AÇAN REKTÖR A. MURAT TUNCER İ. NAİM ŞAHİN İN GÖZÜNE Mİ GİRMEK İSTİYOR?  Bu cümleyi  afiş içi bağlamda,  fiziksel olgu ve bilgi bağlamında  ve hermenetik semiosis ile ilgili olarak bu yaklaşım içinde bir iç öge olan gizli ima ( anagram) kapsamında  çözümlemiş olacağım.

Afiş İçi Bağlamda

21. Yüzyılı

inşallah, Türkiye’nin Türk milletinin

Türk dünyasının yüzyılı yapacağız.

21. Yüzyıl

Türk milletinin yüzyılı olunca

22. yüzyıl

22. yüzyıl bizim yüzyılımız olacaktır

inşallah!                  ( Sayın Bakan İdris Naim Şahin’e atfedilen bulutsu sözler)

Akıl deve yavrularını bağlama yeridir, diyen ibni Arabi’nin sözlerinden hareketle yukarıdaki

46 SORUŞTURMA AÇAN REKTÖR A. MURAT TUNCER İ. NAİM ŞAHİN İN GÖZÜNE Mİ GİRMEK İSTİYOR?  diye ifade edilerek rektörü suçlayan cümlenin altına sayın bakanın şehadet parmağını kaldırarak kesin ve inanmış yüz ifadesiyle verilen fotografıyla birlikte,  sayın bakana ait olduğunu varsaydığımız Türk dünyasının birliğine TURAN’a atıfta bulunan cümlelerle bakanın da hedefinin onlara göre faşist idealler pesinde koşmak olduğu önvarsayılarak sayın bakanın milliyetçi kimliğinin deşifresi yapılıp ideolojik olarak olumsuzlanmıştır. Ayrıca fiziksel olgu ve bilgi ve afiş içi uygunluk bağlamında bu cümlelerin rektörle ilgisi ise  bizzat kendi sözleriylemilliyetçi, ülkücü  olduğu tanıtlanan  İç İşleri Bakanı’na yaranmak isteyen rektör, soruşturmaya bilerek ülkücü bir başkan hoca ataması yapmıştır. Bu bağlantı bu ikinci aifşte  bir  kodaçımı olarak  kendi  deolojik amaçlarına hizmet yani yine olumsuz öteki sunumu ve kanıtsallık stratejisiyle yapılmaktadır. Şöyle ki Searle’ün  Paul Grice’taki işaret kuramının  eksiklerini giderdiği metinde  ” C durumunda X ile Y özdeştir.” temel koşuluna bağlı olarak  benimsediği niteliği (P. Ricoeur 2000:36)5 bu iki afiş için paralellik arz ettiğini düşünmekteyim. C durumu:  Her iki afişte de eş zamanlı olguları işaret ettiğinden sağdaki afiş (X) ise soldaki afiş (Y)  ile özdeştir.

Hermetik Semiosis’te ifadenin müellifi  söylediklerinden ziyade söylemedikleri gizli imalar ve eksiltili harflerlerle benzerlikler ve bed çağrışımlara gidebilir. Burada ifadenin özneleri olan olan Sayın Bakan İ. Nedim Şahin’in örneğinde İdris eksiltilerek  Rektör Ahmet Murat Tuncer  bilinçli şekilde ilk isminin eksiltili yazımında ahlak dışı çağrışımlara gönderimde bulunmuş olunabilir. Ayrıca göze girmek deyiminde[ belki de farkında olmadan] anagram bulunabileceği düşünülebilir.

1.Aksan, Doğan 2009 Anlambilim, Engin yay. Ankara/ Kızılay

2. http://haber.gazetevatan.com/hacettepede-iki-olay-ve-51-sorusturma/440828/1/Gundem

3.Dijk Teun Van 2003  Söylem ve İdeoloji, Su yay. İstanbul

4.http://haber.gazetevatan.com/hacettepede-iki-olay-ve-51-sorusturma/440828/1/Gundem

5.Ricoeur, Paul 2000 Söz Edimleri Kuramı ve Etik Asa yay. Bursa

6 Hermetik Semiosis kavramı Umberto Eco’dan  Yorum ve Aşırı Yorum 1996, Can yay. İstanbul